» Haberin devamı...

Erdal Unustası son gelişmeleri değerlendirdi
SERFLEKS YAKLAŞIMI

“Ekonomik sıkıntıya düşen firmaların zor durumdan kurtulmasına yardım etmek amacıyla geçmişte gördüğümüz “İstanbul Yaklaşımı” ve “Anadolu Yaklaşımı” gibi operasyonlara zemin sektöründe “Serfleks Yaklaşımı” eklendi. Serfleks, ekonomik sıkıntıda olan iki önemli toptancının borçlarının yeniden yapılandırılması için büyük alacaklılarla masaya oturdu.”

Son günlerde zemin sektöründe önemli yeri olan iki toptancı firmanın zor durumda olduğu konuşuluyordu. Çeşitli fabrikaların ve ithalatçıların alacaklarını tahsil edemediği bu firmalar, sektörde uzun yıllara dayanan bir geçmişe sahiptiler. Gelinen noktanın nasıl aşılacağı merakla beklenirken Serfleks’in harekete geçtiğini duyduk. Serfleks, bu firmaları kurtarmak için girişimlerde bulunmaya karar vermişti. Nasıl ki ekonomik sıkıntıya düşen firmaların zor durumdan kurtulmasına yardım etmek amacıyla geçmişte gördüğümüz “İstanbul Yaklaşımı” ve “Anadolu Yaklaşımı” gibi operasyonlar vardı. Şimdi de bunlara zemin sektöründe “Serfleks Yaklaşımı” eklendi. Serfleks, ekonomik sıkıntıda olan iki önemli toptancının borçlarının yeniden yapılandırılması için büyük alacaklılarla masaya oturdu. “Serfleks Yaklaşımı” tanımlamasını duyunca önce Serfleks Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Unustası ile görüştük.

PİYASA NASIL TOPARLANABİLİR?

Piyasanın toparlanması için dekorasyoncunun yanında çalışan ustanın hemen dükkan açamaması lazım. Yani bir dükkan açacak olan adamın gayrimenkulünün ve sermayesinin olması, işi bilmesi, bir kurumdan, odadan izin alması lazım. Şimdiki haliyle hem halka hem de fabrikalara zarar veriliyor. Tabii bu sistemin oturması için biraz zamana ihtiyaç var. Avrupa Birliğinin yasaları çok güzel, o yasalar Türkiye’ye bir an önce gelirse ticaret hayatımız daha düzenli olur. Bunlar neler derseniz; çek yasası, vergi yasası, dükkan açma izinleri gibi. Bunlar uygulandığında herkesin mutlu ve güven içerisinde olacağına inanıyorum.

SIKINTININ ASIL NEDENİ NEDİR?

Avrupa'ya çıktığımızda kaç tane dekorasyoncu görüyoruz? Bu kadar çok dekorasyoncuyla, halıcıyla, parkeciyle pasta darmadağın oluyor. Sıkıntının asıl kaynağı budur. Konunun can alıcı noktası esnaf para kazanamıyor. Niye kazanamıyor? Çünkü aynı konuda çalışan haddinden fazla firma var. Uygulamacılar dükkan açmaya başlayınca esnaflık kalmıyor, adam 50 kuruş kar için mal alıp satıyor. Dolayısıyla da para kazanamıyor.

KARŞILIKSIZ ÇEK ORANI %35

Ekim ve Kasım aylarında eskiden %8 olan karşılıksız çek oranı, bu yıl %35'leri buldu. Bazı firmalar var, adam belli olgunlukta değil. Şu anda ticaretin içindeki esnafın %50'si sözünde durmuyor. Eskiden insanların sözüne güven olurdu. Buna süratli bir şekilde çözüm bulunması lazım. Kurallarla çözüm bulunmazsa, piyasa buna çözüm bulur. Biz şimdi o çözümün içindeyiz.

Ama 15-20 yıllık esnaflar var ve bunlar eski jenerasyonlar oldukları için sözünde kesinlikle duruyorlar. İşte bunları diğerlerinden ayırmak lazım. Artık bunları da gözönüne alarak firmaya bakış açımızı belirliyoruz.

SERFLEKS YAKLAŞIMI

Bizim bu sene bu şekilde baktığımız iki firma var. Bunlardan birisi Ast Dekorasyon diğeri ise Fulsan.

Başlangıçta bu iki firmaya da baktık ne yapabiliriz diye. Baktığınızda iki firmanın sahibi de karakter olarak düzgün insanlar. Elimizde tabii çekleri var, piyasanın da alacağı var. Şu an yürürlükteki çek kanununa göre karşılıksız çeklerde her 100 YTL'ye 1 gün hapis cezası var. Alacaklılar bir operasyona girse hiç bir şey alamazlar ama, bu kişileri ömür boyu hapse attırtabilirler. Burada bir karar verilmesi gerekiyordu, düzeltelim mi yoksa bırakalım mı diye. Bizde düzeltme tarafı daha ağır bastı, ama düzeltmek için de içine girmek gerekiyor. Firmanın içine girdiğimizde gördük ki bu kişiler bakkal düzeniyle şimdiye kadar işlerini yürütmüş. Kendisi dürüst, ancak kendisi olduğu kadar çevresindeki çalışanların da dürüst olması gerekir. Yani cari hesap doğru tutulmadığından piyasadan alacağını da bilemiyor, kayıt altında değil. Deposunda ne stok olduğunu da bilmiyor, çünkü saymıyor. Önceden esnaf senede bir kez yıl sonunda deposunda mal sayımı yapardı, hesaplarını ona göre düzenlerdi ve 15 Aralık'tan sonra da mal satın almazdı. Bir sene boyunca da bu kişilerin, depolarından ne mal çıktığına dair bilgileri yok. Protestolu çeklerin hesabı diye bir hesap yok.

Bu sistem yıllık 600-700 milyarlık ciro yapan mağazalar için geçerli olabilir. Ama bu rakam 2 trilyona çıkarsa ve dükkan sayısı da artarsa o zaman riskler çoğalıyor.

Bir kere alım yaptığı firmalarla olan hesaplarını bilmiyor. Ne kadar yapıştırıcı, şilte, süpürgelik, parke almış; bunların hiçbirinin hesabını bilmiyor. Biz ancak 1.5 ayda satıcı firmaların hesaplarını teker teker mutabakat yaparak çıkartabildik. Şu anda Serfloor merkezinden 3 müfettiş Fulsan'da, 2 müfettiş arkadaşımız da Ast Dekorasyon'da çalışıyor.

NİYE BU YÜKÜN ALTINA GİRDİK?

Hayatta her şeye para gözüyle bakamayız. Çünkü para hedeflerimizin, hayallerimizin arkasında gizlenmiştir. Ayrıca sıkıntıya düşen arkadaşlarımız bize geçmişte yâr olup, para kazandırmışlardır. Onları bu zor durumdan kurtarmak vicdani borcumuzdur. Benim tahminimce biz Ast Dekorasyon'dan 1.5 sene sonra işimizi bitirip çıkarız, öğrettiğimiz düzende çalışmaya devam ederse bir daha dükkanın başına bir şey gelmez. Fulsan'ın ise işi biraz daha sürer, tahminimce oradan da 4 sene içinde çıkarız. Son iki aylık yaptığımız çalışmamızda elde ettiğimiz rakamlar bu durumu gösteriyor.

NE YAPILIYOR?

İlk yaptığımız şu oldu; "Ne yapmak istiyorsunuz?" diye sorduk. Özellikle Ast Dekorasyon'un sahibi Ahmet bey bize "Bizi bu bataktan kurtarın." dedi. Böyle bir talep olunca da yardım etmek durumundaydık.

Fulsan'daki durum ise biraz farklıydı. Fulsan bizim 1978'den beri müşterimizdi ve ben onların banka riskini de takip ediyordum. Bizim orada da çok yüksek bir riskimiz yoktu, biz ona tavsiyelerde bulunuyorduk ve sağlam bir şekilde işimize devam ediyorduk. Zaman zaman da gidip stoklarını saymasının, cari hesaplarının doğru tutulmasının gerektiğini söylüyorduk. Ancak firmaya girdiğimiz zaman yaptığımız bu uyarıların hiçbirinin ciddiye alınmadığını gördük. Sonra bir baktık ki Çamsan'ın ciddi bir alacağı var. Aytev'in ve Aspen'in de aynı şekilde. İzmak, Polimen Kimya ve Önerler Parke firmalarının da alacakları var. Bunun gibi en az 20 civarında firmanın alacağının olduğunu tespit ettik

FULSAN’A ÇOK UZUN VADELİ PEŞİN FİYATINA MAL VERMEYE BAŞLADIK

Bankaya ciddi borcu vardı. Ancak bankaya bu borcuna karşılık müşterilerinden aldığı hatır çekleri verilmişti. Müşterileriyle ticareti bozulmasın diye o banka borcunun ödenmesi gerekiyordu. Sistemin devamlılığı için mecburen o çeklerin ödenmesi için uzun vadeli mal vererek firmaya yardım ediyoruz.

Bu operasyona girmeden önce büyük alacaklılarını çağırdım. Çamsan, Aytev, Aspen , İzmak, Polimen, Önerler Parke'yi. Kendilerine de durumu anlattım, "Durum budur, burada ben böyle bir riske giricem. Ama siz yarın alacaklarınızı tahsile girecekseniz, ben boşuna uğraşmayayım." dedim. Zaten o an itibariyle de ortada alabilecekleri birşey de yoktu. Bu yolu seçselerdi alacaklarının ancak ellide birini alırlardı, bu alacak konusunda da hepsi bu kadar şanslı olmazdı. Çamsan ve Aytev şu anda alacaklarını 2 yıl ertelemeyi kabul ettiler ve bu konuda önemli adımlar atıldı. Sanıyorum ki Aspen'in de olumlu tavrı devam edecektir. Biz durumu bu hale getirince doğal olarak buraya uzun vadeli mal aktarmaya başladık. Bu çalışma yöntemi ile firmanın bankalarla şu an durumu düzeldi, bankadaki borca yönelik Fulsan’dan bankalara para akışı sağlandı. Satış çekleri ödendi, bankadaki borca yönelik para aktarılmaya başlandı.

BUNDAN SONRA NE OLACAK?

Bundan sonra düşündüğüm bu firmayla ilgili olarak bir takım operasyonlar yapmam lazım. Mesela Fullfloor diye bir pvc ve laminat parke çıkarmam ve tüm Türkiye'ye dağıtmam gerekiyor. Çünkü Fulsan'ın kurtulması için oraya ciro gerekiyor ve bu da ancak bu sayede olabilir. Fulsan şu ana kadar Türkiye'nin diğer bölgelerine mal satmamış. Ciroyu arttırmak için böyle bir üretimle desteklemek gerekiyor. Üretmeyi düşündüğümüz bu pvc 1.5 mm. kalınlığında ekonomik bir ürün olacak. Ürün rahat satılabileceğinden dolayı böyle farklı bir üretim planlıyoruz.

İSMAİL KUL’A GÜVENİMİZ VAR

Tabii burada hala İsmail Bey'in çok ama çok çalışması söz konusu. İsmail Bey çalışkan bir insan, her pazar gidip dükkanını açıyor, sabah saat 08.00’dan itibaren işinin başında duruyor. Bizim biraz da bunlardan dolayı ona olan güvenimiz var. Eğer işini yürüteceksen, bil fiil başında olmak zorundasın. Ne zamanki ben patron oldum havasına giriyorsan orada sıkıntı ve risk artar. *

BU OPERASYONLARDA DENEYİMLİYİZ

Tabii bizim bu yaptığımız çalışmalar ilk değil. Daha önce başka firmalara da bu anlamda yardımcı olduk. Bizim destek verdiğimiz bu sektörde olmayan firmalar da var. Yani bu kurtarma operasyonlarıyla ilgili bir takım tecrübelerimiz var.

3N DEKORASYON BATTI ARKASINDA ACI BIRAKTI

Bundan kısa bir süre önce biliyorsunuz 3N Dekorasyon gitti, ama arkasında epey bir acı bıraktı. Kendisiyle birlikte birçok firmayı da sürükledi. Aynı durum bu firmalarda da olacaktı ve kesinlikle bir şey alamayacaklardı. Bunların yanısıra çek veren küçük esnafta etkilenecekti. Ama şu operasyon sonucunda bu firmaların hepsi Türkiye'de olağanüstü bir durum olmazsa paralarını 2 sene içerisinde, Serfleks ise 3. ve 4. senelerde alabilecek. Son yapılan protokole göre Çamsan, Aytev ve Aspen firmaları Fulsan'a mal vermeye devam ediyorlar. Yalnız alacaklarını iki yıla yaymış olduk.

BU YAKLAŞIMI YANLIŞ YORUMLAYANLAR VAR

Yalnız piyasada yaptığımız bu kurtarma operasyonunu yanlış kullananlar da var. Bazı firmalar diyorlar ki "Serfleks geldi, bu dükkanlara el koydu". Yeni kurumsal yapı için bayilerimizden ipotek istediğimizde tapuyu, envanteri yolluyorlar sonra da "Hiç gerek yok Erdal Bey ipoteğe, gel al dükkan senin olsun. Çünkü ipoteği verdikten sonra sen bir ş ekilde bizi zora sokacaksın ve dükkana el koyacaksın." diyorlar. Bunları piyasadaki rakip firmaların pazarlamacıları esnafa söylüyor. Piyasayı bizim aleyhimize laflarla doldurmaya çalışıyorlar.

KENDİMİ VİCDANEN HUZURLU HİSSEDİYORUM

Bu olaylar benim enerjimin büyük bir bölümünü aldı. Bir kere kendimi vicdanen huzurlu hissediyorum, Allah katında bu işin sevabı büyük diyorum, ama diğer taraftan da eğer iş planlarımızın ötesine çıkarsa diye de ciddi stres yaşıyorum. Şu anda o gömleği giydim üzerime, o borç benim borcum gibi.

İlk bilançoyu ortaya koydumuzda bizim ciddi bir alacağımız yoktu. Ancak bu işin içine girdikten sonra mal aktarmaya başlayınca bizim de firmadan ciddi bir alacağımız oluştu. Benim buradaki gayem bu sistemi çalıştırıp hem kendisine hem de etrafına faydasının olmasını sağlamak. Biz diyoruz ki bu müessese devam etsin, mal alsın, mal satsın ve borçlarını ödesin.

BAZEN BEN DE KEŞKE BU İŞE GİRMESEYDİM DİYORUM

Ben de bazen şöyle düşünmüyor değilim: Yani bunlar adam olmadı da ben mi adam edeceğim? Bu kadar borca girmiş adam böyle giderken birden tersine çevireceksin. Ben kendi kendime sen mi adam edeceksin diye soruyorum. Buradaki mantık şu: Çok eski bir arkadaşın, çok kötü durumda ise yardım etmek gerekir. Biz de masaya yatırdığımızda borçların yarısını görebildik. Borcun bu kadar mı? Evet, bu kadar. İyi bu çerçevede bu iş toparlanabilir diye düşündük. Ama orada biz borcun tamamını görebilseydik, bu işe girmezdik. Yani buz dağının üstünü gördük. Altını görünce iş, işten geçmişti. Girmiş bulunduk.

MAĞAZALAR ZİNCİRİ ÇÖZÜMDÜR

Eğer Samur ve Dinarsu gerekli desteği verseydi şu an yurt içinde 500, yurt dışında 200 dükkanımız olurdu. Ve işe yaramayan dükkanlar kapanır, mağazalar rekabetin az olduğu bir ortamda para kazanırlar, hem kendilerine, hem mal aldığı fabrikalara ve ülkeye zarar vermezlerdi.

SERFLEKS’İN DE YENİDEN YAPILANMASI GEREKİYOR

İşinizi kendinizin yapmayacağı hale getirmek durumundasınız. İşinizi eğer kendiniz çalışmadan yürür bir hale getirebiliyorsanız o zaman bitmiş demektir. Ben de bu sebeple tahsilatlarımı banka kanalıyla yapmak zorundayım, satın almayı da bayilerin kendilerinin yapması lazım. Bizim artık sadece hammadde satın almayla ya da yeni kurulacak işlerle ilgili çalışmamız lazım.

SERFLEKS’İN YENİ HEDEFİ: CORNER SATIŞ NOKTALARI

Giresun, Denizli gibi bir kaç ilin dışında Serfloor mağazalar zincirini artık tamamladık. Şimdi ise mevcut mağazaların Carefour gibi içinde satış köşeleri bizim daha çok ilgimizi çekiyor. Örneğin geçen gün Bozüyük’ten birisi geldi, ısrarla Serfloor Mağazası açmak istiyor. Serfloor Mağazası olmak için bütün eski işini bırakması gerekiyordu. Biz “Dur” dedik. “Eski işine devam et, biz bir köşe oluşturalım. Orada Serfloor ürünlerini sat.” Şimdi bunu yaygınlaştırıyoruz ve çok başarılı oluyoruz. Bir mağaza ancak 60 bin YTL. üzerinde bir ciro yaparsa kendini çevirebiliyor.

Örneğin Çerkezköy’de şunu yaşadık: Satıcıya extra ayda bizim ürünlerden 40 bin YTL. geldi. Tek başına bu para orayı döndürmezdi. Ama mevcut işine 40 bin YTL. eklenince çok faydalı bir işbirliği oldu. O Corner’lara birisinin hizmet vermesi gerekiyor. En yakın Serfloor mağazası, gerek satış öncesi, gerek satış sonrası desteği verecek. Herkes kazanacak.

Bu sohbet sırasında yıllardır tanıdığımız Erdal Unustası’nın biraz yorgun olduğunu gördük. Ama huzurluydu. Bu operasyonun altından kalkılacağına inancı tamdı. İnancını ve neşesini kaybetmemişti. İddiasını da... Zaten yaptığımız langırt maçında da iddialıydı. Maçı Erdal Bey kazandı.

 

 » Ana Sayfa