| |
|
» Haberin devamı... |
|
| YÜKSEL SERAMİK İHRACAT ATAĞINI SÜRDÜRÜYOR
Oğuz Berkol: “En fazla ihracatı senede 1 milyon metrekare ile İsrail’e yapıyoruz. Kanada’ya 500-600 bin metrekare, Amerika’ya 400 bin metrekare ve Yunanistan’a da 300 bin m2’lik ihracatımız var. Yunanistan’a ihracatımız daha da gelişecektir. Ayrıca Almanya, İngiltere, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelere de ihracat yapıyoruz. Hedefimiz enerji problemimizi çözüp, üretim kapasitemizi arttırarak, ihracat ağımızı daha genişletmektir.” 1998 yılında Aydın Söke’de kurulan Yüksel Seramik, inşaat sektöründe ülkemizin önde gelen gruplarından biri olan Yüksel Holding’in bir kuruluşu. Türkiye’nin en modern seramik karo üretim tesislerinden birine sahip olan firma, dünyanın en gelişmiş teknolojilerine sahip İtalyan Sacmi tarafından kurulmuş olan tesisinde seramik duvar karoları, zemin karoları ve granit zemin karoları üretimi yapıyor. EN 159 standartlarına uygun olarak değişik ebatlarda parlak ve mat yüzeyli sırlı duvar karoları ile EN 176 standartlarına uygun zemin karoları ve granit karolar üreten firmanın genel müdürü Oğuz Berkol ile Yüksel Seramik ürünleri ve ihracat hedefleri hakkında görüştük. Sayın Oğuz Berkol, Yüksel Seramik’in kuruluşundan, çalışmalarından ve ürünlerinden bahsedebilir misiniz? İnşaat sektöründe ülkemizin önde gelen gruplarından Yüksel Holding’in bir kuruluşu olan ve Türkiye’nin en modern seramik karo üretim tesisine sahip olan firmamız Aydın Söke’de 1998’in sonunda üretime başladı. Tesisimiz 35.000 m2’si kapalı toplam 135.000 m2’lik açık alan üzerine kuruludur. Dünyanın en gelişmiş teknolojilerinden Sacmi (İtalya) tarafından kurulan tesisimizin tüm araştırma ve geliştirme çalışmaları yine Sacmi tarafından yapılmış olup, üretim hattı ve teçhizatları bu kuruluşun ürünleri ile donatılmıştır. EN 159 standartlarına uygun olarak 20x20 cm, 20x25 cm, 25x33 cm, 25x40 cm, 3x40 cm, 6x40 cm ve 12.5x40 cm ebatlarında parlak ve mat yüzeyli sırlı duvar karoları, hızlı çift pişirim teknolojisi ile üretilmektedir. EN 176 standartlarına uygun olarak 20x20 cm, 33x33 cm, 40x40 cm, 45x45 cm ve 33x50 cm ebatlarında parlak ve mat yüzeyli sırlı yer karoları, hızlı tek pişirim teknolojisi ile dış mekan şartlarına uygun olarak üretilmektedir. Yer karolarımız aşınmaya ve dona dayanıklılık kriterleriyle diğer yer karolarından daha sağlam ve dayanıklı özelliklere sahiptir. EN 176 standartları içinde 33x33 cm, 40x40 cm, 45x45 cm, 33x50 cm, 60x60 cm ve 60x120 cm ebatlarında parlak ve mat yüzeyli sırlı granit karolar, hızlı tek pişirim teknolojisi ile dış mekan şartlarına uygun sırlı granit olarak üretilmektedir. Ayrıca ürünlerimizin kişiye özel dizayn ve yatırımlara uygun olması için 8x33 cm (trim tiles-süpürgelik), 16.5x16.5 cm, 16.5x33 cm, 20x20 cm (2.5x2.5, 2.5x5,5x5, 5x10,10x10), 20x40 (dekorlar ve düz karolar) seramik aksesuarları ile değişik boyut ve renklerde kesme mozaik dekor üretimi ve el yapımı bordür üretimi yapılmaktadır. Water Jet teknolojisi ile de çeşitli dekoratif ürünler üretilmektedir. Seramik üretiminde enerji maliyeti çok önem arz ediyor çünkü üretimde %30 enerji maliyeti söz konusu. Fabrikamızı kurduğumuz sene hesabımızı LPG’ye göre yapmıştık ki o dönemde LPG ile doğalgaz arasında %10 gibi bir fiyat farkı vardı. Bu nedenle LPG ile üretim yapmamızın çok da fark yaratmayacağını düşündük. Ancak 2001 yılında yaşanan krizden sonra LPG fiyatlarında inanılmaz bir artış yaşandı. Doğalgaz ile LPG arasındaki fark da %300’lere çıktı. Bu durum bizim için çok büyük bir sıkıntı yarattı çünkü 2000-2001 yıllarında kapasitemizi arttırmak istiyorduk. Aslında fabrikamızı kurarken planlarımızı 4 hatta göre ayarlamıştık. Tesisimizin kapalı alanları da 4 hat için uygun olarak hazırlanmıştır. Bu da 3.5 milyon m2 yerine 9 milyon m2 anlamına gelmektedir. Bahsettiğim bu enerji probleminden ötürü yeni hat yatırımını o tarihte gerçekleştiremedik. Yine de bu krizi atlattık ve ayakta kalmayı başardık. 2004 yılında LPG kullanımını bırakarak LNG kullanmaya başladık. Sıvılaştırılmış doğalgaz olan LNG’yi biz karayolu ile taşımaktayız. Normalde boru hattıyla gelemeyen doğalgazı biz tankerle taşıyoruz ve bunu Türkiye’de ilk defa Yüksel Seramik yapmıştır. LNG şu anda doğalgaza nazaran %30 daha pahalıdır. Bu da doğal olarak üretim maliyetimizi arttırmaktadır. Yüksel Seramik’in piyasadaki pazar payı hakkında bilgi alabilir miyiz? Türkiye’deki seramik üretim kapasitesini 300 milyon m2 kabul edersek, bizim üretimdeki pazar payımız %2’dir. İhracattaki pazar payımız ise %4’dür. Biz üretime 3.500.000 m2 ile başladık ama LNG kullanmaya başlayınca yeni ve büyük bir hat alarak kapasitemizi 6.000.000 m2’ye çıkardık. Estetik bölümün oluştuğu kısım olan sırlama bantları, üretilen ürüne zengin dekoratif özellikler veren makinelerle donatıldı. Fabrikamız bu özellikleri ile Türkiye’nin sayılı bantlarından birine sahip oldu. Bu hatta seçilen rotocolor makinelerle 9 baskıya kadar ürün yapmaktayız. Ayrıca 2 adet kuru granül baskı makinesi ile de daha yüksek değerde ürünler üretilmektedir. ?u anda yaşadığımız pahalı enerji temini sorunundan dolayı daha fazla kapasite artırımına gidemiyoruz ama umuyorum ki en kısa zamanda bunu da aşacağız. Türkiye’ye Çin’den yapılan seramik ithalatının önlenmesi adına Seramik Federasyonu’nun öncülüğünde bir takım çalışmalar oldu. Sizin bu konudaki bilgilerinizi okuyucularımızla paylaşabilir miyiz? Çin sadece Türkiye için değil dünya seramik üreticileri için de büyük bir tehlike oluşturuyor. Çin’den ucuz ve kalitesiz seramik ithalatının engellenmesi gerektiğine inanıyorum. Bizler bunun için mücadele ediyoruz. Örneğin Çin’den 60x60 cm ebatlarda granit seramikler geliyor. Bizim maliyetimizin altında fiyatla ithal edilen bu seramikler çok ucuza satılıyor. Çin’de müthiş bir devlet desteği var. Üreticiler enerjiyi bedava ya da çok ucuza kullanıyorlar. Çin’de işçilik maliyetleri de çok ucuz. Tüm bu avantajlarına rağmen ürünleri kaliteli değil. En azından Çin’den Türkiye’ye gelen seramiklerin kalitesiz olduğunu söyleyebilirim. Ürün kalitesiz olduğu için de zemine döşendikten sonra ürünle ilgili bir dolu sorun yaşanıyor. Türkiye’ye 2004 yılında toplam 2.5 milyon m2, 2005 yılında ise 4.4 milyon m2 Çin seramiği ithal edilmiş. Bu yıl Seramik Federasyonu olarak Dış Ticaret Müsteşarlığı İthalatta Koruma Önlemleri Dairesi’ne müracaat edilerek koruma önlemi alınması talep edilmiştir. Müsteşarlık, Çin’den gelen mallara geçici olarak ton başına 270 USD ek vergi koydu. Bu uygulama başlamıştır ancak Çin‘liler bunu kaldırmak için yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Hatta Çin firmaları gelip bizlerden, fiyatlarını %15 artırarak ithalata karşı çıkmamamızı istemektedirler. Bence, Çin’den seramik ithalatı, Türkiye seramik sektörü açısından büyük bir tehlikedir. ?unu da söylemeliyim ki zaten sektörün mevcut durumu çok iyi değil. Piyasada kalitesiz mal üreten firmalar da var. Bazıları da Çin’de üretip kendi ambalajlarıyla Türkiye’de satıyor. Tüm bunlar sektörümüzü baltalayan olaylar. Türkiye’de seramiğin on bin yıllık bir geçmişi var. Avrupalı seramiği bizden öğrendi. 1950’lere kadar Türkiye’de seramik üretimi yoktu ama bugün Türkiye, dünyanın en iyi seramik üreticilerinden olan İtalya ve İspanya ile yarışıyor. Türk seramiğinin tasarım, tanıtım ve pazarlama konusunda eksiklikleri var. Bizler ülke imajını iyileştirmeliyiz. Bu anlamda tüm seramikçiler olarak birlik olmalı ve çok daha fazla fuarlara katılarak ihracatımızı arttırmalıyız. ?u an için Amerikan pazarı oldukça karlı görünüyor. Bizler de bu pazara girip satış yapmalıyız. Türkiye’de birbirimizle uğraşacağımıza birlik olmalı, beraber hareket etmeliyiz. Seramik sektörümüzün tek kurtuluşu var, o da ihracattır. İhracatta başarılı olan firmalar ayakta kalacaktır. Bayilik ağınız hakkında bilgi alabilir miyiz? Türkiye genelinde 30 tane bayimiz var. Bayilerimizin çoğunluğu Ege ve Akdeniz bölgesinde. İstanbul’da iki, Ankara’da da bir tane bayimiz bulunuyor. Seramik sektöründe nakliye masraflarının çok büyük bir pay tutması nedeni ile fabrikamıza uzak şehirlerde diğer firmalar ile rekabet etme şansımız azalıyor. Nakliye masrafları nedeniyle ürünün satış fiyatı da yükseliyor. Yüksel Seramik olarak esas amacımız ihracat yapmak. Geçen yıl ürünlerimizin %35’unu iç piyasada, %65’ini de yurtdışına sattık.
Hangi ülkelere ihracat yapıyorsunuz? En fazla ihracatı senede 1 milyon m2 ile İsrail’e yapıyoruz. Kanada’ya 500-600 bin m2, Amerika’ya 400 bin m2 ve Yunanistan’a 300 bin m2’lik ihracatımız var. Yunanistan’a olan ihracatımız daha da artacaktır. ?u an için az miktarlarda da olsa Almanya, İngiltere, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelere de ihracatımız var. Yüksel İnşaat’ın yurtdışında kendi şantiyelerine de seramik vermekteyiz. Örneğin Ürdün’de büyük bir inşaat var. Bu inşaata bugüne kadar 100.000 m2 ürün yolladık. Sanırım kolleksiyonlarınız ülkelere göre değişiyor. Neden ülkeye özel tasarımlar yapılıyor? Seramik sektöründeki tüm gelişmeleri takip etmekteyiz. Ürün portföyümüzü ve ürün kalitesini sürekli arttırmaktayız. Birinci prensibimiz sonsuz müşteri memnuniyetidir. İhracaattaki hedefimiz de müşteriyi memnun etmektir. Bir sıkıntı yaşandığında anında ilgileniriz, sorunu düzeltiriz ve gerekirse tekrar ürün yollarız. Yurtdışında en önemli konu kalite ve güvendir. Biz de bu doğrultuda çalışıyoruz. Her ülkenin kendine göre sevdiği renkler ve kendine göre istediği seramikler var. Örneğin İsrail’e yaptığımız ürünü Yunanistan’a ya da Amerika’ya satamayız. Hepsinin özellikleri farklıdır. Bu anlamda ülkelere göre seramik üretiyoruz diyebilirim. Bildiğimiz kadarıyla yeni bir ürün çıkardınız. Amerikan Koleksiyonu isimli bu yeni ürününüzden bahseder misiniz? Yeni bir koleksiyon olan Amerikan Koleksiyonu’nda toplam 6 seri bulunuyor. Taşın, toprağın ve ateşin enerji dolu renklerini, tarihin görkemli dokusunu, yumuşak ve modern çizgileri bu yeni koleksiyonda topladık. Koleksiyondaki 6 seri sırasıyla; Calais serisi, Chateau serisi, Element serisi, Durango serisi, Antiquity serisi ve Earthtone serisidir. Amerikan Koleksiyonu’nu Amerika, Avrupa, Ortadoğu ve Türkiye genelinde satışa sunduk. Bu serinin bir diğer özelliği de rotocolor teknolojisiyle üretiliyor oluşudur. Rotocolor teknolojisi ile üretilen ürünler özellikle Amerikalılar tarafından tercih ediliyor. 2007 yılından neler bekliyorsunuz? Açıkçası 2007 yılının seramik sektörü için çok zor geçeceğini tahmin ediyorum. 2007 ortalarında enerji problemimizi çözmüş olacağımızı umuyorum. Eğer bu sorunu çözersek 4. hattımızı kuracağız. Büyük ebatta üretim yapmayı planlıyoruz ki Türkiye’de bu tür çalışma çok yok. Çeşit sayımızı çoğaltarak farklılık yaratmak istiyoruz. Daha önce de söylediğim gibi bizim asıl hedefimiz ihracat. İhracat fiyat ortalamamızı her geçen gün artmaktadır. Geçen yıla göre ihracat fiyatlarımız %10 artmıştır. Hedefimiz ihracatımızı 4 milyon m2’ye kadar çıkarmaktır.
|
|