» Haberin devamı...

Türkiye’de yeni bir lamine parke üreticisi:
İSKANDİNAV PARKE

Süleyman Yıldırım: “Firmamız; kaplamalı, iki milimetrelik katmanlı ve dört milimetrelik katmanlı olmak üzere üç farklı lamine parke üretmeyi hedefliyor. Fanergolv adıyla üreteceğimiz, ekonomik ve ekolojik özellikli bu ürünümüzde diğer ürünlerimizde de olduğu gibi 6 kat UV cila yapılmaktadır. Ayrıca ürettiğimiz lamine parkelere 10 yıl garanti verdiğimizi de belirtmek isterim.”

Türk parke sektöründe, lamine parke konusunda çalışmalarına henüz başlamış yepyeni bir üretici var artık; Egnell Lamine Parke San. Tic. A.Ş. İskandinav Parke markası ile üretime geçen firmanın sahiplerinden Süleyman Yıldırım 1978 yılından beri İsveç’te yaşıyor ve lamine parke üretimini takip etmeye de aynı yıl başlamış. Daha önce Anıltaş Kaplama Fabrikası’nın sahibi olan Süleyman Yıldırım, yılların getirdiği tecrübe ile parke sektörüne yeniden adım atarak, İsveçli ortağı Claes Egnell ve Yüksek Mimar Veli Öztürk ile beraber Hadımköy’de bir lamine parke tesisi kurmuş. Süleyman Yıldırım ve Veli Öztürk ile yeni tesisleri, ürünleri ve hedefleri üzerine görüştük..

Yeni yatırımız olan lamine parke üretim tesisiniz ve üretilecek ürünler hakkında bilgi verir misiniz?

Süleyman Yıldırım: Firmamız; kaplamalı, iki milimetrelik katmanlı ve dört milimetrelik katmanlı olmak üzere üç farklı lamine parke üretmeyi hedefliyor. 30 senedir Avrupa’da kullanılan ancak Türkiye’de kar marjının az olması sebebiyle üretilmeyen parkeyi biz Fanergolv adıyla üreteceğiz. Ekonomik ve ekolojik özellikli bu ürünümüzde diğer ürünlerimizde de olduğu gibi 6 kat UV cila yapılmaktadır. Firma olarak ürettiğimiz lamine parkelere 10 yıl garanti verdiğimizi de belirtmek isterim. Bugün tüm düyada doğal kaynakların korunması, sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından değerli ahşap malzemeler korunmaya alınıyor. Üreticiler arasındaki trend de bu yönde ilerliyor. Avrupalı üreticiler artık egzotik ağaç türlerini kullanmıyor çünkü egzotik ağaç talebi nedeniyle Asya ve Güney Amerika’da çok ciddi orman tahribatları yaşandı. Avrupalı üreticiler de bunun yerine, kendi ormanlarında yetiştirdiğive büyüme hesabı yapılmış ağaç türlerini belirli bir plan içinde keserek kullanıyor. Avrupalı üreticiler ahşap malzemeyi üretirken, en az zararla en iyi kullanım ve estetik nasıl sağlanabilir diye araştırıyor. Parke sektöründe bu tür kullanımın adı da kaplamalı parke oluyor.

Üretiminiz ne zaman başlayacak?

Veli Öztürk: Şu anda fabrikamızdaki makinaların tamamını işler hale getirdik ve Mart ayı sonunda üretime geçmeyi planlıyoruz. İlk etapta istediğimiz metrekarede randıman alamayabiliriz ama süreç içerisinde bunu başaracağımıza inanıyoruz. Şu andaki hedefimiz günlük 1000 metrekarelik üretimi sağlamaktır. Üretimini yapacağımız üç cins lamine parkenin Marmara Bölgesi distribitörlüğünü Erna Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye verdik. Erna Yapı, pazarlama konusunda iddialı, deneyimli ve geniş çevreleri olan bir kuruluş. Bizim ürünümüz hem çevreci hem de insancıl yönü olan kaliteli bir ürün. Bizim kaplamalı parkemiz, normal lamine parkeye göre çok daha ekonomik olacak ki bu büyük bir avantaj. Marmara Bölgesi’nin dışında Akdeniz Bölgesi için de görüşmelerimiz oldu ve anlaşmaya vardık. Diğer bayilik taleplerini Zemin Fuarı’ndaki görüşmelerimize göre değerlendireceğiz. Fanergolv parkemizin şu anda İsveç’te de pazarı var. Fiyatlarımız oranın fiyatlarına göre de çok daha uygun. Bu ürünle iyi bir ihracat potansiyeli yakalayacağımızı umuyoruz.

Kaplamalı parke üretimi için bir kaplama talebi doğacak, bunu nasıl sağlayacaksınız?

Süleyman Yıldırım: Kaplama konusunda ahşap sektöründeki tecrübem sanırım bizim için yeterli olacaktır. Ülkemizde nereden ne bulacağımızı çok iyi biliyoruz. Her ürünümüzde kaliteliyi üreteceğiz.

Üç farklı parke üretimi, farklı pazarlara ürün sunabilmek demek, peki pazarda nasıl bir çalışma planlıyorsunuz? Fiyat aralıkları nasıl olacak?

Süleyman Yıldırım: Biz zaten üç çeşit ürün üreterek her gelir düzeyindeki gruba hitap etmeyi hedefledik. ?imdi doğrusunu söylemek lazım; Türkiye’deki diğer parke üreticileri yaptıkları ürünlere Avrupa’dan yüksek rakamlar almıyorlar. Bizim serbest pazar ekonomisinde bir rekabet durumumuz olacak ama biz rekabeti kalite ile yapmak istiyoruz. Yani biz ürün çeşidi olarak hem inşaatçıya hem de kullanıcıya farklı seçenekler sunuyoruz. En iyi ürünü en uygun fiyata vermeye çalışacağız. Biz bunları diğer meslektaşlarımızla rekabet olsun diye değil kullanıcılar her çeşidi kullanabilsinler diye sunuyoruz. Mesela 10 sene vade ile ev alacak ve o eve tüm birikimini yatıracak bir insanın, parke görünümlü malzemelerle kaplanmış bir ev almaması lazım. Birilerinin inşaat şirketlerine parkede farklı fiyat aralıklarında seçenekler sunması gerekiyordu ve biz de bu doğrultuda ilk adımımızı attık.

Kaplamalı parke ile 4 mm üst kalınlıklı lamine parkeyi kaplandığı alanda fark etmeniz pek mümkün değildir. Dolayısıyla salonunuzda 4 mm üst kalınlıklı lamine parke kullanırken, yatak odalarınızda da aynı ağacın kaplaması ile yapılmış kaplamalı lamine parke kullanarak aynı estetiği daha ucuza sağlamış olursunuz.

Ortağımızın İsveç’teki fabrikasıyla da müşterek çalışmalarımız olacak. Parke sektöründe yenilikler hep İskandinavya’dan geliyor. İskandinavya ahşabın en iyi kullanıldığı, bilindiği ve sürekli yenilendiği ülkelerin başında geliyor. Ortaklarımızdan birinin İsveçli olması da bu anlamda bizlere yenilikleri sürekli takip etme imkanı verecektir. İtiraf etmeliyim ki bu bizim için çok büyük bir avantaj.

2007 yılı hedefleriniz neler?

Veli Öztürk: 2007 yılını Türkiye pazarında tanınma ve yayılma yılı olarak geçirmeyi hedefliyoruz. Piyasadaki ihtiyacın bir kısmını daha karşılama yılı da diyebiliriz çünkü piyasadaki talep giderek artıyor. Tüketici ürünün devamlılığının olup olmadığını önemsiyor. Bu nedenle biz de devamlılığı ilke edinen bir üretim politikası izleyeceğiz.

Türkiye parke sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Süleyman Yıldırım: Lamine parkenin Türkiye’deki geleceğini çok parlak çünkü şu anda Avrupa’da en çok dikkat çeken ülke Türkiye’dir. Herkesin gözü Türkiye piyasasında; bu piyasaya nasıl malzeme versem nasıl girsem diye düşünüyorlar. Bunun yanında Türkiye üretim çeşitliliği ile de çok güçlü bir duruma geldi. ?imdi diyoruz ki; Suudi Arabistan, İran ve Rusya çok zengin ülkeler. Rusya’nın gelirinin %80’i petrolden, doğalgazdan ve doğal kaynaklardan. Bu coğrafyada herhangi bir mamül madde üretip de ayakta durabilen bir tek Türkiye var. O yüzden ben Türkiye’nin geleceğini iyi görüyorum. Parke sektöründe ciddi gelişmeler ve yatırımlar var. Mimarlar ve tüketiciler, lamine parkeyi artık daha iyi tanıyor ve tüm bu gelişmeler lamine parke sektörünün önünü açacaktır. Türkiye’de lamine parke kullanımı giderek artacak ve lamine parkeye geçiş İskandinav Parke ile yeni bir zihniyet kazanacak.

 

 

 » Ana Sayfa