| |
|
» Haberin devamı... |
|
|
ÇOCUK OYUN ALANLARINDA KAUÇUK ZEMİN KAPLAMASI
Faruk Öztemir: “Dış zeminlerde yazın
yumuşayan, içindeki mıcırın sivri kısımlarını zemin dışına fışkırtan
asfalt veya gevşek mıcır zeminler ya da kilitli taş gibi beton
zeminler, sportif aktiviteler ve çocuk oyun zeminleri için kesinlikle
uygun değildir.” En az %35’lik bir düşme ihtimaliniz var. Hiç düşmediğinizi varsayalım, bir saat sonunda tüm bacak eklemleriniz ve omurganız, çekiçle dövülmüş, eğer kiloluysanız, sanki balyozla dövülmüş gibi ağrıyacak ve metabolizmanız günün geri kalan kısmını bu eklemleri tamir etmekle geçirecek enerji harcayacak ve beyninize daha az enerji giderek reel prodüktivinizi kısıtlayacaktır. Hele hele bir de düşerseniz, koltuk değnekleri de vazgeçilmez aksesuarınız olacaktır. Hafta sonu çocuk parkında bir tahtıravalli, bir kaydırak sırası derken itişen kakışan çocuklarınız da bir sürü yara bereyle günü tamamlayacaklar ve sizin keyfinizi kaçıracaklardır. Aynı şekilde evdeki çocuklarınızın odalarındaki takla atma, güreş yapma gibi itiş kakışları da, hiç değilse düşmelerini kırıksız çıkıksız atlatmaları hedefiniz olmalıdır. Türkiye dışındaki ülkelerde havuz kenarı şakaları hiç olmaz, ama burada da altı okka vazgeçilmezliği asırlardır korunmaktadır. Yüzme havuzunuzun kenarında döşenmiş kaygan dekoratif mozaik, suni mermer veya seramik, bu işin zevkini daha da arttırıp bir hamlede 3-5 kişinin yaralanmasını sağlayabilir. Karate, judo sporu daha ziyade sert geçinen kimselerin sporudur, buna rağmen yumuşak zeminlerde yapılır. Nedenini hiç düşündünüz mü? Huzur evlerinde en istenmeyen kaza, yaşlıların düşerek bir taraflarını kırmasıdır. Yaşlandıkça kırılganlaşan kemikler sert zemine düşüldüğünde neredeyse tuz buz olur. Bu nedenle tüm zeminlerin hem kaymaz, hem de kolay temizlenen yumuşak malzemeden yapılması gerekir. |
|