| |
| |
» Haberin devamı... |
||||||
|
Vitra,
bu yıl Anadolu Koleksiyonu’na iki sikke katıyor
Eczacıbaşı-Vitra,
her yılbaşında özel olarak üretilen seramik bir eserle
zenginleşen Anadolu Koleksiyonu geleneğini bu yıl, ‘Yüzyılın
Definesi’ olarak adlandırılan “Elmalı Sikkeleri” ile
sürdürüyor. Kazıların
ardından ABD’ye götürülen ve Kültür Bakanlığı’nın
uzun uğraşları sonucunda yıllar sonra Türkiye’ye
teslim edilen “Elmalı Sikkeleri”nden ikisi, Vitra Seramik Sanat
Atölyesi’nde sınırlı sayıda üretildi ve her biri
tek tek numaralanarak dünyanın dört bir yanında bulunan Vitra
dostlarına iletildi. Eczacıbaşı-Vitra Genel Müdürü
Şadi Burat, Anadolu Kolesiyonu’nu oluştururken temel amaçlarının
Anadolu’nun zengin tarihsel mirasına dikkat çekmek, binlerce yıllık
tasarım kültürünü yeniden yorumlamak olduğunu belirtiyor.
Burat şunları söylüyor: “Tasarım kültürü çağımıza
damgasını vuruyor. Bu yüzden üretim anlayışımızda
en az kalite ve teknoloji kadar tasarımın kazandırdığı
yaratıcılığa, estetiğe ve ergonomiye de değer
veriyoruz. Tasarım alanında kendimizi geliştirirken sahip
olduğumuz değerler, üzerinde yaşadığımız
kültürel zenginlik bize ilham veriyor. Yeni Türk Lirası’na geçtiğimiz
bugünlerde, yüzlerce yıl öncesinin para birimini anımsamak
bize keyif verdi.” Tarihe
tanıklık eden paralar Tam
1900 ayrı parçadan oluşan
ve bugün Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenen Elmalı
Hazinesi, Akdeniz bölgesindeki şehir devletlerinin bastığı
gümüş sikkeleri içeriyor. Hazinenin en önemli yanı Yunanlıların
Persleri yendiği bir savaşın anısına çıkarılan
“dekadrahmi”lerin varlığıydı. Dönemin en büyük para
birimi 4 drahmi iken dekadrahmi 10 drahmiden oluşuyordu. Elmalı
Definesi’nin bulunduğu 1984 yılına kadar dünya üzerinde
bilinen dekadrahmi sayısı yalnızca 13’tü. Elmalı
Definesi’nde ise bunlardan tam 14 tane bulunuyordu. Aslında
Anadolu’da yapılan arkeolojik kazılarda bulunan sikkeleri
adeta birer tarih kitabı olarak okumak mümkün. Çeşitli dönemlerin
en önemli tarihi olayları ve kişileri sikkelerin üzerindeki
kabartmalarda boy gösteriyor. Uzun, kanlı savaşlar, ardından
gelen barış antlaşmaları, adı sanı hiç
duyulmamış şehir devletleri, bugün artık yitip gitmiş,
devrinin en gösterişli heykelleri, yapıları hatta bugün
artık yaşamayan bazı canlı türleri, bitkiler, hayvanlar. Sikkelerin
çeşitliliği, üzerlerindeki tasvirler bu topraklarda egenmenlik
kuran devletlerin ekonomik ve siyasal gelişimine ışık
tutuyor. Sikke yapımında kullanılan madenler ve teknikler
ise dönemin üretim teknolojisindeki değişimleri anlatıyor. İlk
metal paraları, yani sikkeleri M.Ö 7. yüzyılda Lidyalılar
icat etti. İlk sikkeler, altın ve gümüş karışımından
meydana gelen doğal elektrondan yapıldı. İmparator
Krezüs ise doğal elektronu ilk kez altın ve gümüşe ayırarak
sikke bastıran devlet adamı oldu. On
yıldır süren gelenek: Anadolu Koleksiyonu Vitra’nın
1995 yılından beri sürdürdüğü “Anadolu Koleksiyonu”,
Anadolu ve Mezopotamya topraklarında yaşamış farklı
kültürleri yansıtan replikalarla büyüyor. Her yıl sadece 1.000
adet ve numaraları olarak üretilen, bu çok özel ve aranan koleksiyon
parçaları, ait oldukları dönemin kültürel ve sanatsal yaşamından
kesitler sunuyor. Koleksiyonun
ilk parçası Geç Hitit Dönemi’ne ait bir “Malatya Arslanı”.
Bir yıl sonra koleksiyona İyon Uygarlığı’nın
altın çağına ait “Efes Kadın” figürü eklendi. 1997’de
Frig dönemine ait “Kibele Kabartması”, 1998’de Hititler’in dinsel
törenlerde tanrılara sunu yapmak için kullandıkları “Keçi
Ryton” ve 1999’da Geç Hitit Dönemi’nden kadın-erkek arasındaki
eşitliği ve adaleti simgeleyen “Çift Başlı Ördek”
koleksiyona katıldı. Neolitik
döneme ait Anadolu’nun tüm yerleşim bölgelerinde karşımıza
çıkan doğurganlık ve dişiliğin simgesi “Ana
Tanrıça Heykelciği”, Vitra dostlarına 2000 yılında
gönderildi. 2001 yılında Zeugma Antik Kenti’nin sular altında
kalma tehlikesi dünya gündemine oturunca, koleksiyon için Zeugma’nın
simgesi haline gelen “Çingene’nin Gözleri” seçildi. 2002 yılında
barışa ve dostluğa her zamankinden daha fazla ihtiyaç
duyuluyordu. Vitra bu kez de tarihin ilk barış antlaşması
olan “Kadeş Antlaşması”nın tabletini hazırlayarak
umut ve barış dolu bir yıl getirmesi dileğiyle dünyaya
dağıttı. Koleksiyon,
2003 yılında Asurlular’dan günümüze ulaşan 3000 yıllık
bir “Şifa Tableti” ile devam etti. Mezopotamyalılara korku
veren kötü ruhlardan Lamastu’ya karşı yapılmış
bu sihirli şifa tableti, Vitra’nın “sağlıklı
bir yıl” dileklerinitüm dünyaya iletti. 2004 yılı için
hazırlanan “Oyuncak Araba” ise koleksiyonun 10. parçasını
oluşturuyordu. Bu yıl Vitra Seramik Sanat Atölyesi’nde yeniden
hayat bulan “Elmalı Sikkeleri” elbette gerçekleri gibi maddi bir
değere sahip değil. Ancak sikkeler yeni yılda gönüllerdeki
tüm zenginlikleri yaşatması dileğiyle Vitra dostları
için çoğaltıldı. Vitra
Seramik Sanat Atölyesi Seramik
sanatına yeni yapıtlar kazandırmayı ve bu yapıtları
topluma aktarmayı amaçlayan Vitra Seramik Sanat Atölyesi, 1957
yılında Dr. Nejat F. Eczacıbaşı’nın önderliğinde
kuruldu. Kuruluş tarihinden günümüze Alev Ebüzziya, Candeğer
Furtun, Nasip İyem, Füreya Koral, Atilla Galatalı gibi pek
çok seramik sanatçımıza kapılarını açtı.
Eczacıbaşı Vitra Kartal Tesisleri’nde özel olarak düzenlenmiş
ve her türlü donanıma sahip olan Atölye, yaklaşık yarım
asırdır periyodik sergiler, workshoplar, dia gösterileri ve
konferanslarıyla seramiiğe gönül veren sanatçıları
ve sanatseverleri buluşturmaya devam ediyor. |
|||||||