İnce Yapıda Çok Yönlü Birleşim: MEİT YAPI

Halim Erol: “ Bizim çapımızdaki firmalar için çok üst seviyede işler yaptık, yapıyoruz.”

İnce Yapıda Çok Yönlü Birleşim MEİT YAPIİnce yapı elemanları konusunda faaliyet gösteren Meit Yapı İnş.San. ve Tic. Ltd. Şti, Gerflor, Armstrong, Henkel ve Lafarge gibi dünya devi firmalarla birlikte çalışıyor. Zemin, tavan kaplamaları ve duvar sistemleri uygulamalarını titizlikle gerçekleştiren firmanın sahibi ve inşaat mühendisi A. Halim Erol, çalışmalarını anlatırken sektörün bugünkü durumunu da değerlendirdi.

- Yıllardır bu sektörde çalışan biri olarak firmanızı nasıl kurdunuz?

İnce yapı elemanları sektöründe değişik görevlerde 16 yıl profesyonel olarak çalıştıktan sonra 2002 yılında bugünkü Meit Yapı’yı kurdum. Zemin kaplamasında Gerflor, alçı levhada Lafarge, yapı kimyasallarında Henkel, modüler asma tavanda ise Mardav firmalarının bayiliğini yapıyoruz.

- Meit Yapı’nın faaliyet alanlarını anlatır mısınız?

Biz firma olarak faaliyet konularımızı üç grupta topladık: Zemin kaplamaları, tavan kaplamaları ve duvar sistemleri. Bu alanlarda faaliyet satış ve uygulamalarımızı gerçekleştiriyoruz. Bunları da biraz daha açmak gerekirse; zemin kaplamaları deyince içine PVC yer kaplamaları, lamine ve laminat parke, karo ve rulo halılar, yükseltilmiş döşeme ve yapı kimyasalları giriyor. Tavan kaplamaları konusundaysa modüler taşyünü asma tavan, modüler metal asma tavan, modüler vinyl kaplı alçı levha asma tavan, lamel asma tavan, alçı levha asma tavan yer alıyor. Son grup olan duvar sistemlerinde de demontabl bölme duvar, alçı levha bölme duvar, alçı levha duvar giydirme, vinyl duvar kaplamaları gibi uygulamalarımız mevcut.

- Bu faaliyet alanlarıyla ilgili yaşadığınız zorluklar var mı?

Benim hala benim ilk göz ağrım PVC yer kaplaması ve tabii bu alanda çok ciddi bir rekabet var. Piyasada Çin malı, Çek malı bir sürü ürün var ve neticede biz de aynı koşullarda dünya markası ve kaliteli Gerflor’u satmanın zorluklarını yaşıyoruz. Bir de bizim yarım veya bir Euro kârla bu işi döndürmek gibi bir niyetimiz hiç yok.

-Peki bu rekabet ortamında siz neden Gerflor’u seçtiniz?

Olay şu: Dünyada 2 tane marka var, iyi olarak. Bir tanesi Gerflor diğeri Tarkett. Tarkett’i Aspen getiriyor, Gerflor’u ise Yaktaş. Yaktaş firması 3 yıl önce ismini değiştirdi ve Gerflor Türkiye olarak tekrardan yapılandı. Gerflor’un kırka yakın kartelası var ve bu çok önemli. Bu iki firma hep böyle kafa kafaya oynuyorlar, bir sene biri birinci oluyor diğer sene öbürü…Tarkett biraz daha önde görünüyor ama bu durum dünyada değil sadece Türkiye’de böyle. Bunun nedeniyse Aspen bu işte çok eski. On yılı aşkın Tarkett’i pazarlıyor ve mal çok iyi olunca neticede mimarlar vs. yerleşmiş bir satış kanalı kurmuşlar. Gerflor Türkiye bunu son dört yıldır yapıyor ama buna rağmen nerdeyse yakaladı Tarkett’i. Ama tabi nasıl yakalıyoruz? Karımızdan taviz vererek. Her ne kadar iyi kalite de olsa bir tarafta denenmiş bir ürün diğer tarafta yeni bir ürün var. Neticede ancak fiyatta alta girerek bu rekabette çaba sarfediyorsunuz. Ama Gerflor bizim tüm yüreğimizle inandığımız ve son derece memnun kalarak çalıştığımız bir ürün olduğundan buna değiyor.

Ayrıca Gerflor Türkiye’nin sahibi Artuk bey bu işe ciddi olduğu kadar duygusal da bakıyor. Yarışta önde olabilmek için ne gerekiyorsa yapıyor. Biz de bundan istifade ediyoruz. Örneğin çok iyi stok tutuyor., Stoklarda bulunmayan bir ürünü yurtdışından 15 günde alabiliyoruz. Avantajlı bir çalışma oluyor bizim için. Ayrıca projelerde çok iyi fiyat ve vade desteği veriyor.. O da bizimle çalışmaktan memnun. Bu işin eskisiyim ve 20 yıldır bu piyasadayım. Zaman zaman ticari kaygı olabiliyor tabii. İstemediğimiz firmalara mal verdiklerinde rahatsızlığımızı dile getiriyoruz çünkü biz kurumsallaşmaya çalışan bir firmayız. İthalat yapmıyoruz, uygulama yapıyoruz. Ve bütün bu saydığım sebeplerden dolayı rahatlıkla çalıştığımız için Gerflor’u tercih ediyoruz.

- Global ekonomik krizin inşaat sektörünü de etkilediği belirtiliyor. Sizin için nedir durum?

Biz orta büyüklükte bir firmayız. Bu seneki ciromuz 5 milyon Euro civarında. Geçen seneye nazaran %30 büyüme sağlamışız. Bu taraftan bakınca her şey yolunda gözüküyor. Ancak karlılığımızı etkileyen ve düşüren etkenler var… YTL’nin Euro karşısında aşırı değerlenmesi, YTL olan genel giderlerin Euro birim fiyatlarda yüzde diliminin artması v.b. Bir de bunun üzerine piyasadaki nakit sıkışıklığını da ekleyince tabiî ki olumsuzluk artıyor. Gerçi bizim işlerimiz şu an çok hareketli. Özellikle alçı levha işleri çok iyi gidiyor. Firmamız kurulduğu günden beri öz sermayesi ile iş yapıyor, herhangi bir kredi kullanımı yok. Bu şekilde çalışmak belirli bir kontrol sağlıyor.

- Biraz da yaptığınız çalışmalardan söz eder misiniz? Örneğin sizin için en anlamlı olan proje hangisiydi?

Acıbadem Hastanesi, Amerikan Hastanesi gibi çok güzel, büyük ve anlamlı projeler yaptık. Alçı levha konusunda iki tane çok büyük projemiz var ki, onlar için ayrıca referans broşürü de hazırlatıyoruz bugünlerde. Bunlardan birincisi İzmir’deki tarihi Efes oteli projesidir. Otel tamamen yıkılmadı ama yenilendi. 5 yıldızlı otel projesi olarak bizim için çok iyi bir referans oldu ve 24 ay sürdü. Bunun dışında Palladium projesi var. Komple residence ve alışveriş merkezini yaptık ki bu da bizim çok önemlidir. Bizim çapımızdaki firmalar için çok üst seviyede işler yaptık, yapıyoruz. Meit Yapı; iç mimari tüm işlerin kontrolünü elinde tutan, büyük ölçekli projeleri, esnek organizasyonu ile kolaylıkla yürüten ve yöneten bir yapıya sahip ve misyonumuz “Yaşadığımız mekanların kalitesini yükseltmek” şeklinde. Ayrıca diğer firmamız olan Meit Mühendislik ile de projelendirme, tasarım ve taahhüte kadar anahtar teslim hizmet veriyoruz. Devlet ihalelerine, özellikle de ince yapı işlerinin hakim olduğu ihalelere giriyoruz.

- İnşaat sektörüne olan tutkunuz mu Meit Yapı’yı doğurdu?

İnşaat mühendisiyim ama okuldayken de inşaatın kaba kısmını hiç sevmedim. Çok titiz bir adam olduğumdan kabası devam eden şantiyelerden nefret ediyordum. İnce yapı bana daha cazip geliyordu. Bir de tabii babamdan gelen bir ticari geçmişim var. Profesyonel çalışma hayatımda ise 30 yaşında genel müdür yardımcısı oldum. Sektörde gelebileceğim noktaya gelmiş idim.. Şu anda Meit yapı ile bu tecrübe ve deneyimlerin meyvelerini topluyorum.


Bu Haberi Paylaş : FacebookTwitterGoogle+LinkedInPinterestEmailbufferDiggflattrRedditStumbleUpontumblr